En Son Konular

Forum İstatistikleri
  • Mesaj Sayısı:12
  • Konu Sayısı:12
  • Üye Sayısı:5
  • En Son Üyemiz:Kitap_Kokusu


Gönderen: BolbolOKU
18 dakika önce
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: abdullah-ziya-kozanoglu-turk-korsanlari.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

Türk edebiyatında tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eselerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı bir anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserleriyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır.
Bunu "Amacım, Türk insanının kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır" sözleriyle açıklamaktadır.. Daniel Pennac'ın okuyucuya tanıdığı haklardan Bovarizm (kitapla bütünleşme) hakkını kullanan Türk okuru Kozanoğlu'nun romanlarında zaman zaman uçsuz bucaksız ovalarda at sürecek, kıl çadırlarda yatacaktır. Anlatılan çağda çok kullanılan kelimeler eserlere adeta serpiştirilmiş, böylece hem eserin dili açıklığından bir şey kaybetmemiş hem de tarihi atmosfer başarıyla günümüze taşınmıştır.


Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
2 saat önce
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: abdullah-ziya-kozanoglu-sencivanoglu.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

Türk edebiyatında tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eserlerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı bir anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserleriyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır.
Bunu "Amacım, Türk insanının kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır" sözleriyle açıklamaktadır.. Daniel Pennac'ın okuyucuya tanıdığı haklardan Bovarizm (kitapla bütünleşme) hakkını kullanan Türk okuru Kozanoğlu'nun romanlarında zaman zaman uçsuz bucaksız ovalarda at sürecek, kıl çadırlarda yatacaktır. Anlatılan çağda çok kullanılan kelimeler eserlere adeta serpiştirilmiş, böylece hem eserin dili açıklığından bir şey kaybetmemiş hem de tarihi atmosfer başarıyla günümüze taşınmıştır.


Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
Dün, Saat: 16:52
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: abdullah-ziya-kozanoglu-savci-bey.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

Soliria denilen Silivri'den İstanbul'a gelen yol üzerindeki Diyonis hanındaki yolcuların sayısı hiçbir gün dördü geçmezdi. Pazar günlerinden başka hancının yüzünün güldüğü görülmemişti.

Ayazma'nın önündeki ağaçların altında iki adam oturmuş, önlerine konan yemekleri temizlemeye çalışırken, atları da çayırda otluyor; karşıda yatan karadağın tozlu yolundan aşağı, bir öküz arabası delicesine bir hızla yuvarlanıyormuş gibi kayıyordu...
(Kitabın İçinden)


Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
Dün, Saat: 00:14
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: abdullah-ziya-kozanoglu-sari-benizli-adam.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

Kendini beğenmiş ve cesur Yıldırım Bayezıt, Kosova Meydan Savaşında şehit olan babası Murat Bey'in yerine geçmek için, uğraştan dönen kardeşi Yakup Çelebi'yi babasının çadırında boğdurdu. Savcı Bey'i yalan, düzenle... Yakup'u kahpece arkadan vuran kama ortadan silindi. Fakat tarih, bunu affetmedi. Yıldırım'ı, Osmanoğullarına kardeş katilliğini aşılayan ilk sultan olarak sayfalarına geçirdi. Yıldırım zaferden zafere koşmuştu. Artık bütün cihanı, Bursa ve Edirne'de oturan Türk sultanı avucunda tutuyordu.


Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
15-01-2020, Saat: 18:21
Forum: Yazarlar
- Cevap Yok

[Resim: abdullah-ziya-kozanoglu.png]

Abdullah Ziya Kozanoğlu, 16 Ocak 1906 yılında İstanbul'da doğdu. İlkokulu Nişantaşı İttihat ve Terakki Mektebinde, Ortaokulu Gaziosmanpaşa Mektebinde tamamlayan Kozanoğlu, 1922 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra, İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek Mühendislik Bölümü’nde başladı. 5. sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalınca Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ne girdi ve 1929 yılında Akademiden mezun oldu.

1929 yılında Adana Belediye Fen İşleri müdürü olarak atanan Kozanoğlu, 1932'de Milli Eğitim Bakanlığında mimar olarak görevlendirildi. O yıl memuriyetten ayrılarak İstanbul'a dönen Kozanoğlu, meslek hayatına serbest mimarlık, müteahhitlik yaparak devam etti.

İnşaat işlerini üstlendiği yapılar arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fen Fakültesi, İstanbul Operası birinci kısım inşaatı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Etibank, Tayyare Fabrikası, Ankara yeraltı suları, Malatya Tütün Fabrikası, Sağmalcılar Cezaevi bulunur.

Öğrencilik yıllarında gazetelerde çizerlik yapan ve roman tefrika etmeye başlayan Kozanoğlu’nun 1925 yılında Resimli Mecmua’da tefrika edilen ''Kızıl Tuğ'' isimli romanı, 1927 yılında kitap olarak yayımlandı. Türk edebiyatının ilk tarihsel serüven romanı kabul edilen bu eserin devamı 1959’da çizgi roman olarak Suat Yalaz'ın çizimleri ile yayımlanmıştır. Yazı yaşamına tarihi serüven romanları ile devam etti. Romanlarında ''Abdullah'' yerine ''Aptullah'' ismini kullandı. Eserlerinin çizgiromana ve sinemaya uyarlanması için uygun altyapıyı hazırlamakla uğraştı. Pek çok uyarlamayı kendisi yaptı; bu yüzden Türkiye’deki ilk ciddi çizgi roman yazarlarından birisi kabul edilir.

Abdullah Ziya Kozanoğlu, 1942-1950 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığında bulundu. Tiyatroya her zaman ilgi duyan Kozanoğlu; İstanbul Taksim’de bir apartmanın üst katını tiyatro salonuna dönüştürerek Arena Tiyatrosu’nun kurulmasını sağladı.

Muhittin Hanım ile evliliğinden 3 çocuk babası olan Kozanoğlu, 23 Mart 1966 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Eserleri

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
15-01-2020, Saat: 17:03
Forum: Yazarlar
- Cevap Yok

[Resim: Abbas-Maroufi.jpg]

17 Mayıs 1957’de Tahranda dünya gelen Maroufi, ilk orta lise eğitimini aynı şehirde tamamladıktan sonra Tahran Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dramatoloji bölümünden mezun oldu. Çeşitli liselerde edebiyat öğretmeni olarak görev yaptığı sıralarda gazetecilik ve senaristlik de yapan yazar, özellikle tiyatro alanında yazdığı piyeslerle ülkesinde adından söz ettirdi.



Edebiyat çalışmalarına ünlü edebiyatçı Huşeng Gülşiri gözetiminde devam eden Maroufi’nin Güneşin Gözü Önünde adlı ilk toplu öyküleri 1980’de yayımlandı. 1990’da Gerdun adlı sanat edebiyat dergisi çıkardı. Kısa süre sonra dergi kapatıldı ve yayın yönetmeni Maroufi yargılanıp hapis cezasına çarptırıldı. 1992’de Iran Çağdaş Yazarlar Birliği Başkanlığını üstlendi. Ölü Ruhlarla dünyada adını duyurmayı başaran yazar, ülkesinde gördüğü baskı nedeniyle siyasi sığınmacı olarak Almanya’ya yerleşti. Bu ülkede çeşitli edebi aktivitelerde bulundu.



Halen İngiltere’de, diasporada yaşayan Maroufi, Sadık Hidayet Sanat Edebiyat Akademisi’nin kurucusu olup bu akademinin başında bulunuyor. İngiltere’nin ünlü Cant Berlin semtindeki akademide edebiyat çalışmalarını sürdürmekte olan yazarın; Ölü Ruhlar, Ferhat’ın Naaşı, Yorgun Sene ve Feridun’un Üç Oğlu Vardı adlı başlıca roman çalışmalarının yanı sıra En iyi Son Nesil, Yasemin Kokusu, Mavilikler Adasına Gidenler, O Altmış Bin, O Altmış Kişi adlı toplu öykü ve Nereye Kadar Benimlesin, Dili Bay ve Ahu, Sarkık Anılarımız başta olmak üzere çeşitli tiyatro oyunları vardır.


Eserleri

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
14-01-2020, Saat: 18:22
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: malkocoglu-abdullah-ziya-kozanoglu.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

- Vurun! Diye Haykırdı.

Bu Tek Adama Karşı Yüzlerce, Binlerce Asker Vurmak İçin Kurşunlar Yağdırdılar. O Belki Vurulmuştu, Belki Vurulmamıştı. Fakat Atını Sürmüş Üzerlerine Doğru Geliyordu. Tek Akıncı Başında Kanlı Sargılar, Son Şarı Da Yakmak, Son Kaleyi De Vurmak İçin Tek Başına Yürüyordu.

Birkaç Kere Atının Üzerinde Kaydı, Ya Şimdi Vurulmuştu, Ya Buraya Gelirken Yaralıydı. Bu Kahraman Adam, Ölüme Bile Bile Yürüyordu. Birden Nasıl Oldu. Yan Sokaklardan Üç Atlı Koptu. Üç Yüz Askerin Kavga Gürültüsünü Bastırdı:

- Biz De Vardık Malkoçoğlu! Çal Kılıcını Korkma! Diye Bağırdılar. Biz De Geldik.




Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
14-01-2020, Saat: 17:59
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: kizil-tug-abdullah-ziya-kozanoglu.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

- Uğur Ola Bahadırlar! Bir Daha Birbirimizi Görmeyeceğiz. Tanrı Size Alkış Versin!

Kılıçlar Kalktı, Başlar Eğildi. Önde, Tarihin Eşini Yetiştiremediği Yüce Hakan, Hepsi; Aşk Uğrunda Her Şey, Para, Rütbe, Ün, Kahramanlık Gibi Bütün Değerleri Bir Tekmede Yıkan Bu Bahadırı Selamladılar.

- Selam Yiğir Otsukarcı!

Tıpkı Bundan Yıllarca Önce Türkistan'dan Gün Batısına Gidiş Gibi; Ardında Kızıl Tuğ'u Dalgalandıran Çakır, Göğsünde Sevgilisi, Payaza'yı Sürdü; Kan Renginde Başı Dumanlı Dağlara Doğru Vurdu Gitti.




Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
14-01-2020, Saat: 17:49
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: hilal-ve-hac-abdullah-ziya-kozanoglu.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

Abdullah Ziya Kozanoğlu Türk Edebiyatı'nda tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eserlerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserletiyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır...



Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır


Gönderen: BolbolOKU
14-01-2020, Saat: 02:11
Forum: Tarihi Roman
- Cevap Yok

[Resim: abdullah-ziya-kozanoglu-gultekin.jpg]

Yazar : Abdullah Ziya Kozanoğlu
Yayınevi : Bilge Kültür Sanat

Olcayto Salancı kır atının dizginlerine asılarak geriye dönüp haykırdı:
- Yaşamak denilen uyuz köpeğin kuyruğuna bağlanmış boş bir çamçak gibi böyle yuvarlana yuvarlana nereye kadar gideceğiz, Argon?
Kendisine Argon denilen cilasın, bu bilgince sözleri duyar duymaz bir şaklabana benzeyen yüzünü buruşturarak güldü.



Linkleri görebilmek için, lütfen kayıt olun.

Bu öğeyi yazdır